Cep telefonlarıyla ilgili, doğru bildiğimiz yanlışlar.

     Teknoloji kendini her gün yeniliyor. Yenilikler beraberinde, değişimleri de getiriyor. Akıllı telefonlar ve özelliksiz telefonlar, hepsi için söylenen, doğru yada yanlışlar var. Bu konuda size yardımcı olacağını düşündüğümüz bilgileri sizlerle paylaşıyoruz. Şarj yap olarak; güvenli olarak şarj yapmanız, her zaman için önceliğimizdir.

 

1- Arka planda çalışan uygulamalar, telefonu yavaşlatır ve daha fazla batarya kullanımına neden olur mu?

Aslında teknik olarak düşündüğümüzde bunun yanlış olması gibi bir neden aklımıza bile gelmiyor ama maalesef bu durum tam olarak öyle değil. Apple ve Android yazılım kullanan cihazlar hem çoklu kullanımı kolaylaştırmak hem de uygulamalar arası geçişleri hızlandırmak için arkada çalışmaya izin verir. Bu durum, telefonunuzu çok yavaşlatacak seviyeye gelirse zaten otomatik olarak bu uygulamalar kapanacaktır. Sanıldığı gibi sonsuz tane uygulamayı arkada açık tutmanız zaten imkansız. Belirli sayıda uygulamaya kadar izin veriliyor.

2- Telefonu tekrar şarj etmeden önce şarjını bitirmeli miyiz?.

Lityum-ion piller içn geçerli olmayan, yanlış bilinen doğrulardan biri. Eski tür “yeniden şarj olabilen” pillerle aynı ham madeyi içermediği için lityum-ion piller sanıldığı gibi tamamen sıfırlanarak değil de hatta içinde şarj varken de doldurulabilir ve hatta bu durumda daha iyi performans bile alabilir. En iyisi pillerin nasıl çalıştığını biraz daha öğrenmek.

Bu arada telefonu bazen kendine getirmek için 3-4 ayda bir tamamen şarjını bitirebilir ve sonra şarj edilebilir, ama bununla pil ömrünü uzamaz.

3- Daha yüksek teknik özelliklerin anlamı daha iyi performans

Çok açık ve net söylemek gerekiyor ki teknik özellikler tamamen pazarlama amaçlıdır ve kullanıcıyı kandırır. Hepimiz iPhone 6’dan daha fazla özelliğe sahip Note4’ün karşılaştırıldığı zaman daha kötü performans sergilediğini görebiliyoruz. Bunlar tamamen kullanıcı alışkanlıkları ile alakalı şeyler. En büyük kandırma noktası da kamera özellikleri. Halbuki 8 mpx’den sonrasını zaten gözünüz algılayamaz ve titretmeden çekmiş iseniz eğer fotoğrafın boyutunu (mb) artırmaktan başka bir işe yaramaz.

 

4- Sadece telefonunuzla gelen şarj aletini kullanmalı mıyım?

Bu da tamamen büyük firmaların daha fazla kazanmak için ortaya çıkardığı söylentilerden biri. Aslına bakarsanız tek dikkat etmeniz gereken şey kullandığınız şarj kablosunun üretici firmasının güvenlik standartlarını sağlayıp sağlayamadığı. Belkin gibi firmaların ürünleri oldukça iyi mesela. Tabi bu konuda risk almak istememeniz de doğal karşılanır ama kesinlikle kendi aparatı diye tutturup yüzlerce lira para ödemektense internetten araştırıp iyi ve uygun seçenekler bulabilirsiniz.

5- Her gece uyurken telefonu şarja takmak yanlış mıdır?

Şarj ile ilgili eskiden doğru ama artık yanlış bilinen bir gerçek daha. Eskiden piller elektriğe bağlı kaldığı sürece depolanmaya zorlanıyor bir nevi çiziliyordu diyebiliriz ama gelişen teknoloji sayesinde bu da çözüldü ve artık piller dolduğu zaman elektrik almamaya başlıyor. Böylece gönül rahatlığıyla gece uyurken şarja takabilirsiniz.

6- Otomatik parlaklık ayarı bataryayı korur mu?

Teknik olarak harika bir özellik olsa da bataryayı koruduğu konusu tamamen yanlıştır. Ortama göre parlaklık ayarlanabilmesi için sensörler sürekli çalışır ve arkada ciddi bir CPU tüketimine neden olur bu da size sağladığı şarj ömründen daha fazla şarj harcaması anlamına geliyor. Yani gözünüz için iyi, bataryanız için pek de iyi olmayan bir özellik.

7- Kullanıcılar küçük cihazlar istiyor 

Kendimizi kandırmayalım, eskiden az işlevi olan ama büyük olan cihazlar varken herkes küçüklerine yöneldi bu bir gerçek ama artık ekranlar hiç olmadığı kadar büyük ve işlevsel. Kullanıcılar da buna alışmış ve alışkanlıklarını değiştirmiş durumda her ne kadar taşıması zor olsa da artık büyük telefonlar daha çok tercih ediliyor.